IV Flakon
GlaxoSmithKline
Etken Madde(ler):
Amoksisilin sodyum 1 g, Potasyum klavulanat 200 mg
Piyasa Şekilleri:
1 i.v. flakon ve 20 ml'lik çözücü içeren ambalajlarda.
Kullanım Şekli:
İntravenöz enjeksiyon veya infüzyonda mutod doz: Yetişkinler ve 12 yaşın
üstündeki çocuklarda doz 8 saatte bir 1,2g'dır. Çok ağır
enfeksiyonlarda 6 saatlik aralarla tekrarlanarak doz artırılır. 3 ay-12
yaş arası çocuklarda doz 8 saatte bir 30 mg/kg’dır. Çok ağır
enfeksiyonlarda 6 saatlik aralarla tekrarlanarak doz artırılabilir. 0-3
ay arası çocuklar prematüre bebeklerde ve perinatal süre içinde bulunan
bebeklerde her 12 saatte bir 30 (25+5) mg/kg’dır, daha sonra 8 saatte
bir olarak artırılır. Cerrahi profilakside dozaj: Hastanın enfeksiyon
riski taşıdığı dönem sırasında korunması amaçlanmıştır. Buna göre
yetişkinlerde 1 saatten az süren cerrahi girişimler için, anestezi
indüksiyonu sırasında i.v. olarak uygulanan 1.2 g Augmentin yeterli
başarı sağlanmaktadır. Uzun süreli operasyonlarda Augmentin İntravenöz
1.2 g’ın takip eden dozları gerekebilir (24 saatte 4 doza kadar). Ve
eğer ameliyat, enfeksiyon riski artışlarında ciddiyet taşıyorsa bu
uygulamaya birkaç gün devam edilmelidir. Ameliyatta bariz enfeksiyon
belirtilerinin görülmesi halinde, postoperatif olarak mutad intravenöz
veya oral Augmentin tedavisi gerekir. Renal bozuklukta dozaj:
Yetişkinler: Hafif bozuklukta (kreatinin klirensi >30 ml/dakika)
dozaj değiştirilmez. Orta derecede bozukluk (kreatinin klirensi 10-30
ml/dakika) 1,2 g ile tedaviye başlanıp, 12 saatte bir 600 mg ile devam
edilir. Şiddetli bozukluk (kreatinin klirensi <10 ml/dakika) 1,2g ile
tedaviye başlanıp, 24 saatte bir 600 mg devam edilir. Diyaliz
Augmentinin serum konsantrasyonlarını azaltır, diyaliz sonunda ve
diyaliz esnasında ilave bir 600 mg doz verilmesi gerekebilir. Çocuklar :
Çocuklar için benzer şekilde dozajda azaltma yapılmalıdır. Çocuklar ve
yetişkinler için tedavi, yeniden bir tetkik yapılmaksızın 14 günden
fazla devam ettirilmemelidir.
Endikasyonları:
Üst solunum yolu enfeksiyonları: Haemophilus influenzae ve Moraxella
(Branhamella) catarrhalis'in beta-laktamaz üreten suşlarının neden
olduğu farenjit, otitis media, sinüzit, tonsillit. Alt solunum yolu
enfeksiyonları: Haemophilus influenzae ve Moraxella (Branhamella)
catarrhalis'in beta-laktamaz üreten suşlarının neden olduğu akut ve
kronik bronşit, farenjit, pnömoni, ampiyem, akciğer abseleri. Deri ve
yumuşak doku enfeksiyonları: Staphylococcus aureus (metisiline dirençli
suşlar hariç), Escherichia coli ve Klebsiella türlerinin beta-laktamaz
üreten suşlarının neden olduğu selülit, abse, yara enfeksiyonları,
intraabdominal sepsis. Üriner sistem enfeksiyonları: Escherichia coli,
Klebsiella türleri ve Enterobacter türlerinin beta-laktamaz üreten
suşlarının neden olduğu sistit, üretrit, piyelonefrit, puerperal
enfeksiyonlar, septik abortus. Ampisiline duyarlı mikroorganizmaların
neden olduğu enfeksiyonlarda da kullanılır. Bu nedenle, ampisiline
duyarlı ve beta-laktamaz üreten mikroorganizmalar amoksisiline duyarlı
olduğundan bu organizmaların neden olduğu karma enfeksiyonlarda başka
bir antibiyotik ilavesine gerek yoktur. Çünkü amoksisilinin
Streptococcus pneumoniae'ya karşı in vitro aktivitesi ampisilin veya
penisilinden fazladır. Ampisilin veya penisiline orta derecede
duyarlılık gösteren Streptococcus pneumoniae suşlarının çoğu
amoksisiline duyarlıdır.
Kontrendikasyonları:
Penisiline karşı alerjik reaksiyon hikayesi olan hastalarda
kontrendikedir. Diğer beta-laktam antibiyotiklerle (örn:
sefalosporinler) çapraz duyarlılık ihtimaline dikkat edilmelidir.
Önceden amoksisilin/klavulanik asit veya penisilin tedavisi ile birlikte
sarılık/karaciğer fonksiyon bozukluğu öyküsü bulunanlarda
kontrendikedir.
Uyarılar:
Penisiline ve/veya birden çok alerjene aşırı duyarlılığı olanlarda daha
sık olmak üzere, ciddi ve bazen fatal aşırı duyarlılık reaksiyonları
görülebilir. Tedaviye başlanmadan önce hastanın penisilin, sefalosporin
ve diğer allerjenlere karşı reaksiyon geliştirip geliştirmediği
sorgulanmalıdır. Allerjik reaksiyonların geliştiği durumlarda, kullanıma
son vererek, uygun tedaviye başlanmalıdır. Ciddi anaflaktik
reaksiyonlar epinefrinle acil müdahaleyi gerektirir. Ayrıca gerekirse,
oksijen ve intübasyonu içeren hava yolu tedavisi yanında IV steroidler
uygulanmalıdır. Hemen hemen tüm antibakteriyel ajanlarla, değişik
şiddette (hafif/yaşamı tehdit eden) psödomembranöz kolit
görülebilmektedir. Uygulamaya takiben diyare görülen hastalarda bu durum
gözönünde bulundurulmalıdır. Hafif derecedeki psödomembranöz kolit
vakalarında tedaviye son vermek yeterli olur. Orta-şiddetli vakalarda,
sıvı ve elektrolit verilmeli, protein takviyesi yapılmalı ve kolitte
klinik olarak etkili bir antibakteriyelle tedaviye geçilmelidir.
Mononükleozlu hastalarda, eritematöz deri lezyonları gelişebileceğinden
bu tip kişilerde kullanımı önerilmemektedir. Geri dönüşümlü bir hepatik
toksisite oluşabileceğinden, hepatik fonksiyon bozukluğu olan
hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Tedavi süresince, mikotik ya da
bakteriyel patojenlerle süper enfeksiyon görülebilmektedir.
Süperenfeksiyon oluşması durumunda, uygulamaya son vererek, uygun
tedaviye başlanmalıdır. Uzun süreli tedavilerde renal, hepatik ve
hematopoietik fonksiyonlar kontrol edilmelidir. Gebelik kategorisi
B'dir. Gebelik ve emzirme döneminde kullanımı ile ilgili yeterli çalışma
olmadığından, hamile ve emzirenlerde, ancak potansiyel yararının fazla
olduğu durumlarda kullanılmalıdır.
Yan Etkileri:
Yan etkiler, genellikle hafif ve kısa sürelidir. En sık görülen yan
etkiler, bulantı, kusma, diyare, deride kızarıklık, ürtiker ve
vajinittir. Ampisilin sınıfı antibiyotiklerle görülen advers etkiler
Gastrointestinal: Diyare, bulantı, kusma, hazımsızlık, gastrit,
stomatit, glossit, mukokütanöz kandiyazis, enterokolit ve hemorajik/
psödomembranöz kolit. Aşırı duyarlılık reaksiyonları: Deri
kızarıklıkları, prürit, ürtiker, anjiyoödem, serum hastalığı-benzeri
reaksiyonlar (artrit, artalji, miyalji ve sıklıkla ateşin eşlik ettiği
ürtiker veya deri kızarıklığı), eritema multiforme (nadiren
Stevens-Johnson Sendromu), bazı vakalarda eksfolyatif dermatit, toksik
epidermal nekroliz. Bu tip reaksiyonlar görüldüğünde ilaç kesilmelidir.
Karaciğer: AST (SGOT) ve/veya ALT (SGPT) düzeylerinde hafif bir artış
ortaya çıkabilir. Ancak bunun klinik açıdan anlamı bilinmemektedir.
Hepatik disfonksiyon bulguları tedavi sırasında veya tedaviden birkaç
hafta sonra ortaya çıkabilir. Genellikle geri dönüşümlüdür. Renal:
Seyrek olarak interstisyel nefrit ve hematüri ortaya çıkabilir.
Hematolojik ve Lenfatik Sistemler: Hemolitik anemiyi de içerebilen
anemi, trombositopeni, trombositopenik purpura, kanama zamanı ve
protrombin zamanında uzama, eozinofili, lökopeni ve agranülositoz
görülebilir. Bu reaksiyonlar tedaviye son verildiğinde düzelmektedir.
Genellikle hipersensitiviteye bağlı olduğu düşünülür. Santral Sinir
Sistemi: Nadiren, ajitasyon, anksiyete, geçici hiperaktivite, konfüzyon,
konvülsiyonlar, baş dönmesi, uykusuzluk ve davranış değişiklikleri
oluşabilir.
İlaç Etkileşimleri:
Bazı hastalarda kanama zamanının ve protrombin zamanının uzamasına neden
olabilir. Antikoagülan tedavisi gören hastalarda dikkatli
kullanılmalıdır. Probenesid amoksisilinin renal tubüler sekresyonunu
azalttığı için, birlikte devamlı kullanımı, amoksisilinin plazmada
bulunma zamanı ve konsantrasyonunu artırabilir. Disulfiram ile birlikte
kullanılmasından kaçınılmalıdır. Diğer geniş spektrumlu antibiyotiklerde
de olduğu gibi, oral konraseptiflerin etkisini azaltabilir. Allopurinol
ile ampisilinin birlikte kullanılması halinde sadece ampisilini
kullanan hastalara göre deride kızarıklık insidansı yükselebilir ancak,
amoksisilinin allopurinol ile kullanımına ait veri yoktur. Benedict
belirteci ile idrarda glukoz reaksiyonu ve Coombs testi yanlış pozitif
sonuç verebilir. Bu nedenle enzimatik glukoz oksidaz reaksiyonunu temel
alan glukoz testlerinin kullanılması önerilir.
8 Ağustos 2012 Çarşamba
Dolorex
Draje
TriPharma
Diklofenak potasyum
Ambalaj: 50mgx20 draje.
Eşdeğeri:
CataflamDraje: 50 mgx20 draje(Novartis Pharma);Dicloflam Draje: 50 mgx20 draje(Berksam);KalidrenFilm Tablet: 50 mgx20 film tablet(Fako).
Endikasyon: Aşağıdakiakut durumlarda kısa süreli tedavi için uygundur: Travmaya bağlıağrılı enflamatuvar durumlar (örneğin burkulma, incinme); ameliyatsonrası enflamasyon ve ağrı (örneğin diş veya ortopedik cerrahigirişim sonrası); ağrılı ve/veya enflamasyonlu jinekolojik hastalıklar(örneğin adneksit, primer dismenore); vertebral kolonun ağrılısendromları; nonartiküler romatizma; KBB enfeksiyonlarında (örneğinfaringotonsillitte ve otitte yardımcı tedavi olarak); akut migrenataklarında. Asıl hastalığın genel tedavi prensiplerine gö-re tedaviedilmesi gerekir. Ateş tek başına bir endikasyon değildir.
Kontra Endikasyon: Peptik ülseri olan ve diklofenakpotasyuma aşırı duyarlığı olanlarda kullanılmaz. Asetil salisilikasit veya prostaglandin sentetaz enzimini inhibe edici ilaçlarınkullanımında astım krizi, ürtiker ve akut rinit tablosu gelişenhastalarda kullanılmamalıdır.
Uyarılar: Midebağırsak hastalığı, geçirilmişülser, ülseratif kolit, Crohn hastalığı, ciddi karaciğer yetersizliğiöyküsü varsa; ilacın gö-zetim altında kullanılması gerekir. Diklofenakpotasyum tedavisi altında iken gastrointestinal kanama veya ülserasyongeliştiği takdirde ilaç kesilmelidir. Daha önce ilacı kullanmışolsun ya da olmasın anafilaktik/anafilaktoid reaksiyonlar da dahilolmak üzere allerjik reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Gebelik dö-nemlerindesadece zorunlu ise etkili en düşük dozda kullanılmalıdır. Gebeliğinson üç ayında kullanılmamalıdır. Her sekiz saatte bir alınan 50mg’lik dozların ardından diklofenak potasyum anne sütüne geçer; fakatbu miktar bebekte yan etki oluşturması beklenmeyecek kadar azdır.Diklofenak potasyum kullanımıyla baş dönmesi veya diğer santralsinir sistemi bozuklukları gelişen hastalar araç veya herhangibir makine kullanmaktan kaçınmalıdır.
Yan Etkileri: Gastrointestinal sistemde dispeptikyakınmalar, epigastrik ağrı, bulantı, kusma, ülserasyon, kanamave perforasyon; baş ağrısı, baş dönmesi, sersemlik, uykusuzluk, anksiyetegibi bazı santral sinir sistemi yakınmalarının yanı sıra, serumtransaminazlarında hafif yükselmeler, hepatit, deride kızarıklık,kaşıntı, ürtiker, trombosit agregasyonunun inhibisyonu, kanamazamanının uzaması seyrek olarak gö-rülebilecek yan etkilerdir.
İlaç Etkileşimleri: Furosemid,tiyazit gibi bazı diüretik ilaçların natriüretik, diüretik ve antihipertansifetkinliklerini azaltabilir. Diklofenak kullanan hastalarda plazmalityum konsantrasyonu yükselebileceğinden, lityum dozu ayarlanmalıdır.Steroid antienflamatuvarlar olan glukokortikoidlerle, nonsteroidalantienflamatuvar ilaçların birlikte kullanılması gastrointestinalyan etkileri şiddetlendirebilir. Aspirin ve antikoagülan ilaçlarlabirlikte kullanılması da önerilmemektedir. Antidiyabetiklerindozu ayarlanmalıdır. Digoksin, metotreksat ve siklosporin toksisiteleride artabilir.
Doz Önerisi: Analjezik ve antienflamatuvar amaçla, erişkinlerve 14 yaşın üzerindeki çocuklar için başlangıç dozu günde 2-3 drajedir.Daha sonra ve orta şiddetli durumlarda 1-2 draje yeterlidir. Primerdismenoreyi kontrol altına almak için genelde kullanılan doz günde1-3 drajedir. Ancak başlangıç dozu olarak gerekirse günde 4 drajeyekadar çıkılabilir.
TriPharma
Diklofenak potasyum
Ambalaj: 50mgx20 draje.
Eşdeğeri:
CataflamDraje: 50 mgx20 draje(Novartis Pharma);Dicloflam Draje: 50 mgx20 draje(Berksam);KalidrenFilm Tablet: 50 mgx20 film tablet(Fako).
Endikasyon: Aşağıdakiakut durumlarda kısa süreli tedavi için uygundur: Travmaya bağlıağrılı enflamatuvar durumlar (örneğin burkulma, incinme); ameliyatsonrası enflamasyon ve ağrı (örneğin diş veya ortopedik cerrahigirişim sonrası); ağrılı ve/veya enflamasyonlu jinekolojik hastalıklar(örneğin adneksit, primer dismenore); vertebral kolonun ağrılısendromları; nonartiküler romatizma; KBB enfeksiyonlarında (örneğinfaringotonsillitte ve otitte yardımcı tedavi olarak); akut migrenataklarında. Asıl hastalığın genel tedavi prensiplerine gö-re tedaviedilmesi gerekir. Ateş tek başına bir endikasyon değildir.
Kontra Endikasyon: Peptik ülseri olan ve diklofenakpotasyuma aşırı duyarlığı olanlarda kullanılmaz. Asetil salisilikasit veya prostaglandin sentetaz enzimini inhibe edici ilaçlarınkullanımında astım krizi, ürtiker ve akut rinit tablosu gelişenhastalarda kullanılmamalıdır.
Uyarılar: Midebağırsak hastalığı, geçirilmişülser, ülseratif kolit, Crohn hastalığı, ciddi karaciğer yetersizliğiöyküsü varsa; ilacın gö-zetim altında kullanılması gerekir. Diklofenakpotasyum tedavisi altında iken gastrointestinal kanama veya ülserasyongeliştiği takdirde ilaç kesilmelidir. Daha önce ilacı kullanmışolsun ya da olmasın anafilaktik/anafilaktoid reaksiyonlar da dahilolmak üzere allerjik reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Gebelik dö-nemlerindesadece zorunlu ise etkili en düşük dozda kullanılmalıdır. Gebeliğinson üç ayında kullanılmamalıdır. Her sekiz saatte bir alınan 50mg’lik dozların ardından diklofenak potasyum anne sütüne geçer; fakatbu miktar bebekte yan etki oluşturması beklenmeyecek kadar azdır.Diklofenak potasyum kullanımıyla baş dönmesi veya diğer santralsinir sistemi bozuklukları gelişen hastalar araç veya herhangibir makine kullanmaktan kaçınmalıdır.
Yan Etkileri: Gastrointestinal sistemde dispeptikyakınmalar, epigastrik ağrı, bulantı, kusma, ülserasyon, kanamave perforasyon; baş ağrısı, baş dönmesi, sersemlik, uykusuzluk, anksiyetegibi bazı santral sinir sistemi yakınmalarının yanı sıra, serumtransaminazlarında hafif yükselmeler, hepatit, deride kızarıklık,kaşıntı, ürtiker, trombosit agregasyonunun inhibisyonu, kanamazamanının uzaması seyrek olarak gö-rülebilecek yan etkilerdir.
İlaç Etkileşimleri: Furosemid,tiyazit gibi bazı diüretik ilaçların natriüretik, diüretik ve antihipertansifetkinliklerini azaltabilir. Diklofenak kullanan hastalarda plazmalityum konsantrasyonu yükselebileceğinden, lityum dozu ayarlanmalıdır.Steroid antienflamatuvarlar olan glukokortikoidlerle, nonsteroidalantienflamatuvar ilaçların birlikte kullanılması gastrointestinalyan etkileri şiddetlendirebilir. Aspirin ve antikoagülan ilaçlarlabirlikte kullanılması da önerilmemektedir. Antidiyabetiklerindozu ayarlanmalıdır. Digoksin, metotreksat ve siklosporin toksisiteleride artabilir.
Doz Önerisi: Analjezik ve antienflamatuvar amaçla, erişkinlerve 14 yaşın üzerindeki çocuklar için başlangıç dozu günde 2-3 drajedir.Daha sonra ve orta şiddetli durumlarda 1-2 draje yeterlidir. Primerdismenoreyi kontrol altına almak için genelde kullanılan doz günde1-3 drajedir. Ancak başlangıç dozu olarak gerekirse günde 4 drajeyekadar çıkılabilir.
Largopen
Flakon IM/IV
Bilim
Amoksisilin
Ambalaj: 500 mgx1 flakon ve 2 mL'lik çö-zücüAmpul
: : 1 gx1 flakon ve 4 mL'lik çö-zücüAmpul.
Eşdeğeri: AlfoxilFlakon: 500 mgx1 Flakon, 1 gx1Flakon(Abfar);Remoxil Flakon: 500 mgx1 Flakon, 1 gx1 Flakon(İ.E.Ulagay).
Largopen
Oral Süspansiyon
Amoksisilin
Ambalaj: 125 mg/5 mLx80 mL
: : 250 mg/5 mLx80 mL’lik şişe-.
Eşdeğeri: AmoksinaOral Süspansiyon: 125 mg/5mLx 80 mL, 250 mg/5 mLx80 ml(MustafaNevzat);AtoksilinOral Süspansiyon: 250 mg/5mLx80 mL’lik şişe(Atabay);Demoksil Süspansiyon: 125 mg/5 mLx80 mL, 250 mg/5 mLx80 mL(Deva);MoksilinOral Süspansiyon: 250 mg/5mLx80 mL şişe(İlsan);Remoxil Süspansiyon: 250 mg/5 mLx80 mL(İ.E.Ulagay).
Largopen
Tablet
Amoksisilin
Ambalaj: 500 mgx16 Tablet
: : 1 gx16 tablet.
Eşdeğeri: AlfoxilTablet: 500 mgx16 Tablet, 1 gx15tablet(Abfar);Amoksilin Kapsül: 500 mgx16 kapsül(Nobel);Amoksina Tablet: 500 mgx16 Tablet, 1 gx16 tablet(Mustafa Nevzat);AtoksilinTablet: 500 mgx16 Tablet, 1 gx16tablet(Atabay);Demoksil Tablet: 500 mgx16 tablet(Deva);MoksilinTablet: 500 mgx16 tablet(İlsan);RemoxilTablet: 500 mgx16 Tablet, 1 gx16tablet(İ.E.ulagay);Topramoxin Film Tablet: 500 mgx16 Tablet, 1 gx16 tablet(Toprak).
LargopenBİD Süspansiyon
Amoksisilin
Ambalaj: 200 mg/5 mLx100 mL süspansiyonverebilen toz
: : Fort süspansiyon 400 mg/5mLx100 mL süspansiyon verebilen toz.
Endikasyon: Duyarlımikroorganizmaların etken olduğu tonsillit, orta kulak iltihabı,sinüzit, farenjit, akut ve kronik bronşit, pnö-moni gibi üst ve alt solunumyolu enfeksiyonları; sistit, üretrit, piyelonefrit, adneksit, puerpealenfeksiyonlar, septik abortus, gonore, prostatit gibi ürogenitalsistem enfeksiyonları; selülit, abse, impetigo, akne gibi derive yumuşak doku enfeksiyonlarıyla sepsis ve bakteriyel menenjitintedavisinde endikedir.
Kontra Endikasyon: Penisilinalerjisi olanlarda kontrendikedir.
Uyarılar: Penisilin tedavisi uygulanan hastalarda ciddihatta ölümle sonuçlanabilen anafilaktik aşırı duyarlık reaksiyonlarıbildirilmiştir. Gebelikte güvenirliği henüz kesinlik kazanmamıştır.Amoksisilin süte az miktarda geçer, emziren annelerde kullanıldığındabu özelliği unutulmamalıdır.
Yan Etkileri: Alerjikreaksiyonlar gö-rülebilir. Bulantı kusma ve diyare, eritematözmakülopapüler dö-küntüler ve ürtiker gö-rülebilir. Penisilinlerletedavi sırasında anemi, trombositopeni, trombositopenik purpura,eozinofili, lö-kopeni ve agranülositoz bildirilmiştir. Seyrekolarak geri dö-nüşlü hiperaktivite, ajitasyon, anksiyete, uykusuzluk,konfüzyon, davranış bozuklukları ve/veya sersemlik hali kaydedilmiştir.
İlaç Etkileşimleri: Amoksisilin,digoksin veya allopurinolle birlikte kullanıldığında bu ilaçlarınabsorpsiyonlarını artırabilir. Allopurinolle beraber alındığındaciltte kızarıklıkların oluşması insidansı artar.Kumarin ile kullanılması halindeamoksisilinin kan düzeyi yükselir.
Doz Önerisi: Largopen Flakon: Orta derecede şiddetli üst ve alt solunum yoluenfeksiyonları ve ürogenital sistem enfeksiyonlarında 12 saat ara ile 500-1000mg uygulanır. Daha şiddetli enfeksiyonlarda 6 saatte bir 1 g IV enjeksiyon (3-4dakika) veya IV enfüzyon (30 dakika) şeklinde uygulanır. Daha ağırenfeksiyonlarda doz yükseltilebilir. A grubu beta hemolitik streptokoklarlaoluşan enfeksiyonlarda akut romatizmal atak veya akut glomerülonefritoluşmasını önleyebilmek için tedavi en az 10 gün sürdürülmelidir. Gonore,akut, komplike olmayan anogenital ve üretral enfeksiyonlarda 3 g'lik tek birdoz olarak uygulanır. Diğer enfeksiyonların tedavisinde, hasta asemptomatikhale geldikten sonra 48-72 saat daha tedaviye devam edilmelidir. 2-10 yaş arasıçocuklarda 50-100 mg/kg/gün'lük doz ikiye bölünerek uygulanır. Menenjittedavisinde doz 200-400 mg/kg/gün'e kadar yükseltilebilir. Septisemitedavisinde 150-200 mg/kg/gün olan doz en az üç gün IV uygulandıktan sonra 3-4saatte bir IM uygulama ile tedavi sürdürülür.
Endikasyon: Gözyaşı yetersizliği olan kişilerdeki göz kuruluğunabağlı semptomların tedavisinde kullanılır.
Kontra Endikasyon: Bilinen bir kontrendikasyonu yoktur.
Uyarılar: Koruyucu madde içermediğinden,kontakt lens kullanımı sırasında da uygulanabilir.
Yan Etkileri: Bazan gözde hafif irritasyon olabilir.
İlaç Etkileşimleri: Farklı damlalar 10 dakika arayla kullanılmalıdır.
Doz Önerisi: Devamlı kuru göz rahatsızlıklarında hastalıklı göze günde3-4 kez, gerektiğinde 8 keze kadar, 1 damla damlatılır.
Bilim
Amoksisilin
Ambalaj: 500 mgx1 flakon ve 2 mL'lik çö-zücüAmpul
: : 1 gx1 flakon ve 4 mL'lik çö-zücüAmpul.
Eşdeğeri: AlfoxilFlakon: 500 mgx1 Flakon, 1 gx1Flakon(Abfar);Remoxil Flakon: 500 mgx1 Flakon, 1 gx1 Flakon(İ.E.Ulagay).
Largopen
Oral Süspansiyon
Amoksisilin
Ambalaj: 125 mg/5 mLx80 mL
: : 250 mg/5 mLx80 mL’lik şişe-.
Eşdeğeri: AmoksinaOral Süspansiyon: 125 mg/5mLx 80 mL, 250 mg/5 mLx80 ml(MustafaNevzat);AtoksilinOral Süspansiyon: 250 mg/5mLx80 mL’lik şişe(Atabay);Demoksil Süspansiyon: 125 mg/5 mLx80 mL, 250 mg/5 mLx80 mL(Deva);MoksilinOral Süspansiyon: 250 mg/5mLx80 mL şişe(İlsan);Remoxil Süspansiyon: 250 mg/5 mLx80 mL(İ.E.Ulagay).
Largopen
Tablet
Amoksisilin
Ambalaj: 500 mgx16 Tablet
: : 1 gx16 tablet.
Eşdeğeri: AlfoxilTablet: 500 mgx16 Tablet, 1 gx15tablet(Abfar);Amoksilin Kapsül: 500 mgx16 kapsül(Nobel);Amoksina Tablet: 500 mgx16 Tablet, 1 gx16 tablet(Mustafa Nevzat);AtoksilinTablet: 500 mgx16 Tablet, 1 gx16tablet(Atabay);Demoksil Tablet: 500 mgx16 tablet(Deva);MoksilinTablet: 500 mgx16 tablet(İlsan);RemoxilTablet: 500 mgx16 Tablet, 1 gx16tablet(İ.E.ulagay);Topramoxin Film Tablet: 500 mgx16 Tablet, 1 gx16 tablet(Toprak).
LargopenBİD Süspansiyon
Amoksisilin
Ambalaj: 200 mg/5 mLx100 mL süspansiyonverebilen toz
: : Fort süspansiyon 400 mg/5mLx100 mL süspansiyon verebilen toz.
Endikasyon: Duyarlımikroorganizmaların etken olduğu tonsillit, orta kulak iltihabı,sinüzit, farenjit, akut ve kronik bronşit, pnö-moni gibi üst ve alt solunumyolu enfeksiyonları; sistit, üretrit, piyelonefrit, adneksit, puerpealenfeksiyonlar, septik abortus, gonore, prostatit gibi ürogenitalsistem enfeksiyonları; selülit, abse, impetigo, akne gibi derive yumuşak doku enfeksiyonlarıyla sepsis ve bakteriyel menenjitintedavisinde endikedir.
Kontra Endikasyon: Penisilinalerjisi olanlarda kontrendikedir.
Uyarılar: Penisilin tedavisi uygulanan hastalarda ciddihatta ölümle sonuçlanabilen anafilaktik aşırı duyarlık reaksiyonlarıbildirilmiştir. Gebelikte güvenirliği henüz kesinlik kazanmamıştır.Amoksisilin süte az miktarda geçer, emziren annelerde kullanıldığındabu özelliği unutulmamalıdır.
Yan Etkileri: Alerjikreaksiyonlar gö-rülebilir. Bulantı kusma ve diyare, eritematözmakülopapüler dö-küntüler ve ürtiker gö-rülebilir. Penisilinlerletedavi sırasında anemi, trombositopeni, trombositopenik purpura,eozinofili, lö-kopeni ve agranülositoz bildirilmiştir. Seyrekolarak geri dö-nüşlü hiperaktivite, ajitasyon, anksiyete, uykusuzluk,konfüzyon, davranış bozuklukları ve/veya sersemlik hali kaydedilmiştir.
İlaç Etkileşimleri: Amoksisilin,digoksin veya allopurinolle birlikte kullanıldığında bu ilaçlarınabsorpsiyonlarını artırabilir. Allopurinolle beraber alındığındaciltte kızarıklıkların oluşması insidansı artar.Kumarin ile kullanılması halindeamoksisilinin kan düzeyi yükselir.
Doz Önerisi: Largopen Flakon: Orta derecede şiddetli üst ve alt solunum yoluenfeksiyonları ve ürogenital sistem enfeksiyonlarında 12 saat ara ile 500-1000mg uygulanır. Daha şiddetli enfeksiyonlarda 6 saatte bir 1 g IV enjeksiyon (3-4dakika) veya IV enfüzyon (30 dakika) şeklinde uygulanır. Daha ağırenfeksiyonlarda doz yükseltilebilir. A grubu beta hemolitik streptokoklarlaoluşan enfeksiyonlarda akut romatizmal atak veya akut glomerülonefritoluşmasını önleyebilmek için tedavi en az 10 gün sürdürülmelidir. Gonore,akut, komplike olmayan anogenital ve üretral enfeksiyonlarda 3 g'lik tek birdoz olarak uygulanır. Diğer enfeksiyonların tedavisinde, hasta asemptomatikhale geldikten sonra 48-72 saat daha tedaviye devam edilmelidir. 2-10 yaş arasıçocuklarda 50-100 mg/kg/gün'lük doz ikiye bölünerek uygulanır. Menenjittedavisinde doz 200-400 mg/kg/gün'e kadar yükseltilebilir. Septisemitedavisinde 150-200 mg/kg/gün olan doz en az üç gün IV uygulandıktan sonra 3-4saatte bir IM uygulama ile tedavi sürdürülür.
Endikasyon: Gözyaşı yetersizliği olan kişilerdeki göz kuruluğunabağlı semptomların tedavisinde kullanılır.
Kontra Endikasyon: Bilinen bir kontrendikasyonu yoktur.
Uyarılar: Koruyucu madde içermediğinden,kontakt lens kullanımı sırasında da uygulanabilir.
Yan Etkileri: Bazan gözde hafif irritasyon olabilir.
İlaç Etkileşimleri: Farklı damlalar 10 dakika arayla kullanılmalıdır.
Doz Önerisi: Devamlı kuru göz rahatsızlıklarında hastalıklı göze günde3-4 kez, gerektiğinde 8 keze kadar, 1 damla damlatılır.
7 Ağustos 2012 Salı
KETALAR FLAKON
KETALAR
Flakon
Üretici Firma:
Pfizer Warner Lambert
Önemli:
Bu ürün YEŞİL REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.
Etken Madde(ler):
Ketamin HCI 50 mg/ml
Piyasa Şekilleri:
10 ml’lik 1 flakon içeren ambalajlarda.
Kullanım Şekli:
Diğer genel anesteziklerde olduğu gibi, doz hastanın ihtiyacına göre düzenlenmelidir. Etkisi hızla başlar; kilo başına 2 mg’lık intravenöz doz genellikle enjeksiyondan 30 saniye sonra başlayan ve 5-10 dakika süren cerrahi anestezi sağlar. Daha uzun bir etki isteniyorsa intravenöz ya da intramüsküler ek dozlarla anestezi devam ettirilebilir. Özellikle çocuklarda yapılan denemeler, kilo başına 9-13 mg’lık intramüsküler dozların, genel olarak enjeksiyondan 3-4 dakika sonra başlayan ve 12-25 dakika süren cerrahi anestezi sağladığını göstermiştir. İntravenöz başlangıç dozu kilo başına 1-4,5 mg’dır. 5-10 dakikalık cerrahi anestezi sağlayan doz kişi başına 2 mg olarak tesbit edilmiştir. Yavaş uygulanması (ortalama 60 saniyede) önerilir. Daha hızlı bir uygulama solunum depresyonuna ve kan basıncının yükselmesine yol açabilir. Başlangıç intramüsküler dozu, kilo başına 6.5-13 mg arasında değişebilir. Kilo başına 10 mg’lık bir doz, genel olarak, 12-23 dakika süren cerrahi bir anestezi sağlar. Anestezinin sürekliliğini sağlamak için başlangıç dozunun yarısı ya da bütünü gerektikçe tekrarlanabilir.
Endikasyonları:
Ameliyatlarda ve teşhis için yapılacak müdahalelerde tek başına kullanılabilecek bir anesteziktir. Kısa süreli işlemler için uygun olmakla beraber, ek dozlar kullanarak altı saat ya da daha uzun süreli anestezi gerektiren müdahalelerde uygulanabilir (ameliyat sırasında iskelet adalelerinin gevşemesi isteniyorsa ketamin ile birlikte bir adale gevşeticisi kullanılmalıdır. Diğer genel anesteziklerin kullanımından önce anestezi ketamin ile başlatılabilir. Ayrıca, azot protoksit gibi düşük potensil anesteziklerin desteklenmesi için de kullanılabilir.
Kontrendikasyonları:
Anamnezinde apopleksi ya da bu preperata karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda, eklampsi ve preeklampsi vakalarında kullanılması kontrendikedir.
Uyarılar:
Genel anesteziklerin kullanımı, entübasyon ve kontrollü solunum yapılmasında tecrübeli hekimlerin yönetimi altında yapılmalıdır. Hipertansiyon ve kalp yetmezliği olan hastalarda, işlem sırasında kalp fonksiyonlarının sürekli kontrolü gerekir. Barbitüratlarla ketamin kimyasal yönden geçimsiz olup, birlikte kullanıldıklarında çökelti meydana getirdiklerinden, enjeksiyonları sırasında aynı enjektör kullanılmamalıdır. Birlikte barbitüratlar veya narkotikler kullanılırsa hastanın uyanma dönemi uzayabilir. Uyanma dönemi sırasında ameliyat sonrası konfüzyon durumları görülebilir. Yüksek dozda uygulanmasına bağlı solunum depresyonunda, hastaya destekleyici ventilasyon yapılması gerekir. Solunumun mekanik yoldan desteklenmesi analeptik uygulanmasına üstün tutulmaktadır. Gebelikte güvenli kullanımı henüz kesinlikle ispatlanmamıştır. Hastalarda yutak refleksleri ortadan kalkmadığından, yeterli dozda adele gevşetici kullanılmayan durumlarda, yutağın mekanik uyarılmasından kaçınılmalıdır. Anestezi uygulaması sırasında reanimasyon cihazları hazır bulunmalıdır. Uyanma dönemi sırasında konuşma ile ya da dokunarak hastanın uyarılmasından kaçınılırsa, anesteziden çıkış reaksiyonları azaltılabilir. Bu sırada hayati belirtilerin cihazlarla kontrolü mümkündür. Yutak, gırtlak ve bronş ameliyatları sırasında, aktif refleksleri ortadan kaldırmak için yeterli dozda adale gevşetici kullanılması gerekir. İlacın intravenöz yoldan uygulanımı 60 saniyeden fazla sürmelidir. Daha hızlı veriliş solunum depresyonuna ve kan basıncının yükselmesine yol açabilir. Viseral ağrı yollarını ilgilendiren cerrahi işlemlerde ketamin ile birlikte viseral ağrıyı giderici bir ilaç kullanılmalıdır.
Yan Etkileri:
Nabız sayısında ve kan basıncında geçici bir artış yapabilir. Kan basıncındaki artış enjeksiyondan hemen sonra başlar, birkaç dakika içinde en yüksek düzeye ulaşır ve enjeksiyondan 15 dakika sonra anesteziden önceki değere iner. Ortalama yükselme, anesteziden önceki değerlerin %20-25′i kadar olur. Seyrek olarak hipotansiyon, aritmi ve bradikardi görülmüştür. Solunum büyük ölçüde etkilenmez. Bazı hastalarda hafif uyarılma, bazı hastalarda ise orta derecede ve geçici (30 saniyeden az) bir solunum depresyonu meydana gelebilir. Anesteziden çıkış döneminde hasta, ruhsal konfüzyon ve mantıksız davranışlarla kendini gösteren, bazen psikomotör aktivite ile birlikte bulunabilen bir halüsinasyon durumu gösterebilir. Ketamin uygulanan az sayıda hastada epilepsi nöbetine benzer tonik ve idonik kasılmalar görülmüştür. İştahsızlık, bulantı ve kusma oranı çok düşüktür. Çok seyrek durumlarda enjeksiyon bölgesinde ağrı ve ekzantem, vücutta eritem ve döküntüler olduğu, bunların kısa sürede iyileştiği bildirilmiştir.
Flakon
Üretici Firma:
Pfizer Warner Lambert
Önemli:
Bu ürün YEŞİL REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.
Etken Madde(ler):
Ketamin HCI 50 mg/ml
Piyasa Şekilleri:
10 ml’lik 1 flakon içeren ambalajlarda.
Kullanım Şekli:
Diğer genel anesteziklerde olduğu gibi, doz hastanın ihtiyacına göre düzenlenmelidir. Etkisi hızla başlar; kilo başına 2 mg’lık intravenöz doz genellikle enjeksiyondan 30 saniye sonra başlayan ve 5-10 dakika süren cerrahi anestezi sağlar. Daha uzun bir etki isteniyorsa intravenöz ya da intramüsküler ek dozlarla anestezi devam ettirilebilir. Özellikle çocuklarda yapılan denemeler, kilo başına 9-13 mg’lık intramüsküler dozların, genel olarak enjeksiyondan 3-4 dakika sonra başlayan ve 12-25 dakika süren cerrahi anestezi sağladığını göstermiştir. İntravenöz başlangıç dozu kilo başına 1-4,5 mg’dır. 5-10 dakikalık cerrahi anestezi sağlayan doz kişi başına 2 mg olarak tesbit edilmiştir. Yavaş uygulanması (ortalama 60 saniyede) önerilir. Daha hızlı bir uygulama solunum depresyonuna ve kan basıncının yükselmesine yol açabilir. Başlangıç intramüsküler dozu, kilo başına 6.5-13 mg arasında değişebilir. Kilo başına 10 mg’lık bir doz, genel olarak, 12-23 dakika süren cerrahi bir anestezi sağlar. Anestezinin sürekliliğini sağlamak için başlangıç dozunun yarısı ya da bütünü gerektikçe tekrarlanabilir.
Endikasyonları:
Ameliyatlarda ve teşhis için yapılacak müdahalelerde tek başına kullanılabilecek bir anesteziktir. Kısa süreli işlemler için uygun olmakla beraber, ek dozlar kullanarak altı saat ya da daha uzun süreli anestezi gerektiren müdahalelerde uygulanabilir (ameliyat sırasında iskelet adalelerinin gevşemesi isteniyorsa ketamin ile birlikte bir adale gevşeticisi kullanılmalıdır. Diğer genel anesteziklerin kullanımından önce anestezi ketamin ile başlatılabilir. Ayrıca, azot protoksit gibi düşük potensil anesteziklerin desteklenmesi için de kullanılabilir.
Kontrendikasyonları:
Anamnezinde apopleksi ya da bu preperata karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda, eklampsi ve preeklampsi vakalarında kullanılması kontrendikedir.
Uyarılar:
Genel anesteziklerin kullanımı, entübasyon ve kontrollü solunum yapılmasında tecrübeli hekimlerin yönetimi altında yapılmalıdır. Hipertansiyon ve kalp yetmezliği olan hastalarda, işlem sırasında kalp fonksiyonlarının sürekli kontrolü gerekir. Barbitüratlarla ketamin kimyasal yönden geçimsiz olup, birlikte kullanıldıklarında çökelti meydana getirdiklerinden, enjeksiyonları sırasında aynı enjektör kullanılmamalıdır. Birlikte barbitüratlar veya narkotikler kullanılırsa hastanın uyanma dönemi uzayabilir. Uyanma dönemi sırasında ameliyat sonrası konfüzyon durumları görülebilir. Yüksek dozda uygulanmasına bağlı solunum depresyonunda, hastaya destekleyici ventilasyon yapılması gerekir. Solunumun mekanik yoldan desteklenmesi analeptik uygulanmasına üstün tutulmaktadır. Gebelikte güvenli kullanımı henüz kesinlikle ispatlanmamıştır. Hastalarda yutak refleksleri ortadan kalkmadığından, yeterli dozda adele gevşetici kullanılmayan durumlarda, yutağın mekanik uyarılmasından kaçınılmalıdır. Anestezi uygulaması sırasında reanimasyon cihazları hazır bulunmalıdır. Uyanma dönemi sırasında konuşma ile ya da dokunarak hastanın uyarılmasından kaçınılırsa, anesteziden çıkış reaksiyonları azaltılabilir. Bu sırada hayati belirtilerin cihazlarla kontrolü mümkündür. Yutak, gırtlak ve bronş ameliyatları sırasında, aktif refleksleri ortadan kaldırmak için yeterli dozda adale gevşetici kullanılması gerekir. İlacın intravenöz yoldan uygulanımı 60 saniyeden fazla sürmelidir. Daha hızlı veriliş solunum depresyonuna ve kan basıncının yükselmesine yol açabilir. Viseral ağrı yollarını ilgilendiren cerrahi işlemlerde ketamin ile birlikte viseral ağrıyı giderici bir ilaç kullanılmalıdır.
Yan Etkileri:
Nabız sayısında ve kan basıncında geçici bir artış yapabilir. Kan basıncındaki artış enjeksiyondan hemen sonra başlar, birkaç dakika içinde en yüksek düzeye ulaşır ve enjeksiyondan 15 dakika sonra anesteziden önceki değere iner. Ortalama yükselme, anesteziden önceki değerlerin %20-25′i kadar olur. Seyrek olarak hipotansiyon, aritmi ve bradikardi görülmüştür. Solunum büyük ölçüde etkilenmez. Bazı hastalarda hafif uyarılma, bazı hastalarda ise orta derecede ve geçici (30 saniyeden az) bir solunum depresyonu meydana gelebilir. Anesteziden çıkış döneminde hasta, ruhsal konfüzyon ve mantıksız davranışlarla kendini gösteren, bazen psikomotör aktivite ile birlikte bulunabilen bir halüsinasyon durumu gösterebilir. Ketamin uygulanan az sayıda hastada epilepsi nöbetine benzer tonik ve idonik kasılmalar görülmüştür. İştahsızlık, bulantı ve kusma oranı çok düşüktür. Çok seyrek durumlarda enjeksiyon bölgesinde ağrı ve ekzantem, vücutta eritem ve döküntüler olduğu, bunların kısa sürede iyileştiği bildirilmiştir.
SİBELİUM Kapsül
Endikasyonları:
Flunarizin, selektif bir kalsiyum kanal blokeridir. Hücre membranından hücre içine fazla kalsiyum girişini azaltarak, kalsiyumun hücre içinde aşırı birikmesini önler. Flunarizin, kalbin iletim ve kasılma gücünü etkilemez. Vazodilatör etkilidir. Klasik ve aurasız migren profilaksisi, vestibüler sisteme ait bir fonksiyon bozukluğuna bağlı vertigonun semptomatik tedavisinde kullanılır.
Kontrendikasyonları:
Anamnezide depresif semptomları, Parkinson hastalığı ya da diğer bir ekstapiramidal hastalığı olanlarda kullanılmamalıdır.
Uyarılar:
Bu tedavi, özellikle yaşlılar gibi eğilimi olan kişilerde ekstapiramidal ve depresif belirtilere ve Parkinsonizme neden olabilir. Bu nedenle bu tür hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Ender olarak tedavi sırasında halsizliğin arttığı bildirilmiştir; bu durumda tedaviye devam edilmemelidir. Önerilen doz aşılmamalıdır. Hastalar, özellikle idame tedavisi sırasında düzenli aralıklarla görülerek ekstrapiramidal ya da depresif semptomların erken tanısı konulmalı ve tedavi kesilmelidir. İdame tedavisi sırasında tedavinin etkisi azaldığında tedaviye devam edilmemelidir. Gebe kadınlarda güvenilirliği kanıtlanmamıştır. Emziren köpeklerde yapılan çalışmalar anne sütüne geçtiğini ve anne sütündeki konsantrasyonların plazmadan yüksek olduğunu göstermiştir. İnsanlarda anne sütüne geçtiğine dair bir bilgi yoktur. Bu yüzden flunarizin kullanan annelerin emzirmeleri önerilmez. Özellikle tedavinin başında uyuklama görülebileceğinden araç ve makina kullanırken dikkatli olunmalıdır.
Yan Etkileri:
En sık karşılaşılan yan etkiler, genellikle geçici olan sersemlik ve/veya halsizlik (%20) ve kilo artışıdır (%11). Uzun süreli tedavi sırasında şu ciddi yan etkiler görülebilir; depresyon; özellikle anamnezinde depresif hastalığı olan kadınlarda dikkatli olunmalıdır; ekstrapiramidal belirtiler (bradikinezi, rijidite, akatizi, orofasyal diskinezi, tremor); özellikle yaşlı hastalarda dikkatli olunmalıdır. Çok ender olarak bildirilen yan etkiler; gastrointestinal, ekşime, yanma, bulantı, mide ağrısı; merkezi sinir sistemi, uykusuzluk, anksiyete; diğer, galaktore, ağız kuruluğu, kas ağrıları, deri döküntüleridir.
İlaç Etkileşimleri:
Flunarizin ile birlikte alkol, hipnotikler ve trankilizanlar alındığında aşırı sedasyon görülebilir. Flunarizin betabloker kullanan hastalarda kontrendike değildir.
Flunarizin, selektif bir kalsiyum kanal blokeridir. Hücre membranından hücre içine fazla kalsiyum girişini azaltarak, kalsiyumun hücre içinde aşırı birikmesini önler. Flunarizin, kalbin iletim ve kasılma gücünü etkilemez. Vazodilatör etkilidir. Klasik ve aurasız migren profilaksisi, vestibüler sisteme ait bir fonksiyon bozukluğuna bağlı vertigonun semptomatik tedavisinde kullanılır.
Kontrendikasyonları:
Anamnezide depresif semptomları, Parkinson hastalığı ya da diğer bir ekstapiramidal hastalığı olanlarda kullanılmamalıdır.
Uyarılar:
Bu tedavi, özellikle yaşlılar gibi eğilimi olan kişilerde ekstapiramidal ve depresif belirtilere ve Parkinsonizme neden olabilir. Bu nedenle bu tür hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Ender olarak tedavi sırasında halsizliğin arttığı bildirilmiştir; bu durumda tedaviye devam edilmemelidir. Önerilen doz aşılmamalıdır. Hastalar, özellikle idame tedavisi sırasında düzenli aralıklarla görülerek ekstrapiramidal ya da depresif semptomların erken tanısı konulmalı ve tedavi kesilmelidir. İdame tedavisi sırasında tedavinin etkisi azaldığında tedaviye devam edilmemelidir. Gebe kadınlarda güvenilirliği kanıtlanmamıştır. Emziren köpeklerde yapılan çalışmalar anne sütüne geçtiğini ve anne sütündeki konsantrasyonların plazmadan yüksek olduğunu göstermiştir. İnsanlarda anne sütüne geçtiğine dair bir bilgi yoktur. Bu yüzden flunarizin kullanan annelerin emzirmeleri önerilmez. Özellikle tedavinin başında uyuklama görülebileceğinden araç ve makina kullanırken dikkatli olunmalıdır.
Yan Etkileri:
En sık karşılaşılan yan etkiler, genellikle geçici olan sersemlik ve/veya halsizlik (%20) ve kilo artışıdır (%11). Uzun süreli tedavi sırasında şu ciddi yan etkiler görülebilir; depresyon; özellikle anamnezinde depresif hastalığı olan kadınlarda dikkatli olunmalıdır; ekstrapiramidal belirtiler (bradikinezi, rijidite, akatizi, orofasyal diskinezi, tremor); özellikle yaşlı hastalarda dikkatli olunmalıdır. Çok ender olarak bildirilen yan etkiler; gastrointestinal, ekşime, yanma, bulantı, mide ağrısı; merkezi sinir sistemi, uykusuzluk, anksiyete; diğer, galaktore, ağız kuruluğu, kas ağrıları, deri döküntüleridir.
İlaç Etkileşimleri:
Flunarizin ile birlikte alkol, hipnotikler ve trankilizanlar alındığında aşırı sedasyon görülebilir. Flunarizin betabloker kullanan hastalarda kontrendike değildir.
CLOPİXOL Film Tablet
CLOPİXOL
Film Tablet
Lundbeck
Etken Madde(ler):
Zuklopentiksol 2HCl
Piyasa Şekilleri:
25 mg: 50 film tablet, 10 mg: 50 film tablet, 2 mg: 50 film tablet içeren plastik ambalajlarda.
Kullanım Şekli:
Uygulanacak dozaj, olgunun durumuna göre bireysel olarak ayarlanmalıdır. Genelde başlangıçta küçük dozlar uygulanmalı ve tedavi cevabına göre en kısa zamanda optimal etkili düzeye çıkarılmalıdır. Akut şizofreni ve diğer akut psikozlar, ciddi akut ajitasyon atakları, mani: Peroral tedavi; genellikle 10-50 mg/gün dozları kullanılır. Orta şiddetli olgularda, başlangıçta günde 20 mg; gerektiğinde her 2-3 günde bir 10-20 mg’lık arttırmalarla günde 75 mg veya daha yüksek düzeylere çıkabilir. Kronik şizofreni veya diğer kronik psikozlarda peroral tedavi, idame dozu 20-40 mg/gün’dür. Oligofrenik olgularda ajitasyon: Peroral tedavi; 6-20 mg/gün dozunda yapılır, gerektiği hallerde de günde 25-40 mg’a çıkılabilir. Yaşlı olgularda ajitasyon ve konvüzyon: Peroral tedavi; tercihen günün geç saatlerinde verilmek üzere 2-6 mg/gün, yine gerekmesi halinde bu doz 10-20 mg/gün’e çıkarılabilir.
Endikasyonları:
Akut ve kronik şizofreni ve benzeri psikozlar, özellikle de halüsinasyonlar, delüzyonlar ve düşünce bozuklukları ile birlikte ajitasyon, huzursuzluk, düşmanlık duyguları veya saldırganlık gösteren vakalarda endikedir. Ayrıca manik depresif hastalığın manik fazında, psikomotor hiperaktivite, ajitasyon, şiddet veya diğer davranışsal bozukluk gösteren mental geriliklerde, paranoid fikirler, konvüzyon ve/veya dezoriyentasyon veya davranışsal bozuklukların eşlik ettiği senil demanslarda da endikedir.
Kontrendikasyonları:
Akut alkol, barbitürat ve opiat entoksikasyonları, komatöz durumlarda kontrendikedir.
Uyarılar:
Konvülzif hastalığı olanlarda, ilerlemiş hepatik veya kardiyovasküler hastalığı olanlarda dikkatle kullanılmalıdır. Uzun dönemli tedavi görecek vakalar dikkatli bir gözlem altında tutulmalıdırlar. İdame dozunun yeniden belirlenmesi yönünden periyodik olarak değerlendirilmelidir. Maling nöroleptik sendrom, nöroleptik uygulanması sırasında çok seyrek olarak ortaya çıkmakla birlikte, oluştuğunda fatal olabilen bir sendromdur. MNS’nun ana belirtileri hipertermi, müsküler rijidite, otonomik disfonksiyonlar (labil kan basıncı, taşikardi, diyaforez) ile birlikte dalgalanmalı bilinç durumudur. Bu durumda nöroleptiğin hemen kesilmesi gerekliliğinin yanısıra, semptomatik tedavi yapılmalı ve genel destekleyici tedbirler de acilen alınmalıdır. Çocuklarda kullanımı önerilmez. Otomobil veya makina kullanma yeteneği bozulabilir. Bu nedenle en azından hastanın tedaviye cevabı bilinene dek dikkatli olunmalıdır. Gebelik ve laktasyon dönemlerinde mümkünse uygulanmamalıdır.
Yan Etkileri:
Ekstrapiramidal semptomlar, özellikle de tedavinin erken dönemlerinde ortaya çıkabilmektedir. Çoğu vakada bu yan etkiler dozajın azaltılmasıyla ve/veya antiparkinson ilaçlarla kontrol altına alınabilmektedir. Ancak bu antiparkinson ilaçların rutin profilaktik kullanımı önerilmez. Uzun dönemli tedavilerde çok seyrek olarak tardif diskinezi ortaya çıkabilmektedir. Antiparkinson ilaçlar, oluşan bu semptomları hafifletmezler. Tedavi dozajının düşürülmesi ve tedavinin kesilmesi gerekebilir. Tedavi başlangıcında sersemlik görülebilir. Ağız kuruluğu, akomodasyon sorunları, işeme zorluğu, konstipasyon, taşikardi, ortostatik hipotansiyon ve baş dönmesi diğer yan etkilerdir. Karaciğer fonksiyon testlerinde hafif ve geçici yükselmeler görülebilir.
İlaç Etkileşimleri:
Zuklopentiksol alkolün sedatif etkilerini, barbitüratların ve diğer SSS depresanlarının etkilerini güçlendirebilir. Guanetidin veya benzeri antihipertansif ilaçlarla birlikte verilmemelidir. Nöroleptikler bu tür antihipertansif ilaçların etkilerini bloke edebilmektedirler. Levodopa ve adrenerjik ilaçların etkilerini azaltabilir. Metoklopramid ve piperazin ile birlikte kullanımı ise ekstrapiramidal semptomların şiddetlenmesine neden olabilir.
Film Tablet
Lundbeck
Etken Madde(ler):
Zuklopentiksol 2HCl
Piyasa Şekilleri:
25 mg: 50 film tablet, 10 mg: 50 film tablet, 2 mg: 50 film tablet içeren plastik ambalajlarda.
Kullanım Şekli:
Uygulanacak dozaj, olgunun durumuna göre bireysel olarak ayarlanmalıdır. Genelde başlangıçta küçük dozlar uygulanmalı ve tedavi cevabına göre en kısa zamanda optimal etkili düzeye çıkarılmalıdır. Akut şizofreni ve diğer akut psikozlar, ciddi akut ajitasyon atakları, mani: Peroral tedavi; genellikle 10-50 mg/gün dozları kullanılır. Orta şiddetli olgularda, başlangıçta günde 20 mg; gerektiğinde her 2-3 günde bir 10-20 mg’lık arttırmalarla günde 75 mg veya daha yüksek düzeylere çıkabilir. Kronik şizofreni veya diğer kronik psikozlarda peroral tedavi, idame dozu 20-40 mg/gün’dür. Oligofrenik olgularda ajitasyon: Peroral tedavi; 6-20 mg/gün dozunda yapılır, gerektiği hallerde de günde 25-40 mg’a çıkılabilir. Yaşlı olgularda ajitasyon ve konvüzyon: Peroral tedavi; tercihen günün geç saatlerinde verilmek üzere 2-6 mg/gün, yine gerekmesi halinde bu doz 10-20 mg/gün’e çıkarılabilir.
Endikasyonları:
Akut ve kronik şizofreni ve benzeri psikozlar, özellikle de halüsinasyonlar, delüzyonlar ve düşünce bozuklukları ile birlikte ajitasyon, huzursuzluk, düşmanlık duyguları veya saldırganlık gösteren vakalarda endikedir. Ayrıca manik depresif hastalığın manik fazında, psikomotor hiperaktivite, ajitasyon, şiddet veya diğer davranışsal bozukluk gösteren mental geriliklerde, paranoid fikirler, konvüzyon ve/veya dezoriyentasyon veya davranışsal bozuklukların eşlik ettiği senil demanslarda da endikedir.
Kontrendikasyonları:
Akut alkol, barbitürat ve opiat entoksikasyonları, komatöz durumlarda kontrendikedir.
Uyarılar:
Konvülzif hastalığı olanlarda, ilerlemiş hepatik veya kardiyovasküler hastalığı olanlarda dikkatle kullanılmalıdır. Uzun dönemli tedavi görecek vakalar dikkatli bir gözlem altında tutulmalıdırlar. İdame dozunun yeniden belirlenmesi yönünden periyodik olarak değerlendirilmelidir. Maling nöroleptik sendrom, nöroleptik uygulanması sırasında çok seyrek olarak ortaya çıkmakla birlikte, oluştuğunda fatal olabilen bir sendromdur. MNS’nun ana belirtileri hipertermi, müsküler rijidite, otonomik disfonksiyonlar (labil kan basıncı, taşikardi, diyaforez) ile birlikte dalgalanmalı bilinç durumudur. Bu durumda nöroleptiğin hemen kesilmesi gerekliliğinin yanısıra, semptomatik tedavi yapılmalı ve genel destekleyici tedbirler de acilen alınmalıdır. Çocuklarda kullanımı önerilmez. Otomobil veya makina kullanma yeteneği bozulabilir. Bu nedenle en azından hastanın tedaviye cevabı bilinene dek dikkatli olunmalıdır. Gebelik ve laktasyon dönemlerinde mümkünse uygulanmamalıdır.
Yan Etkileri:
Ekstrapiramidal semptomlar, özellikle de tedavinin erken dönemlerinde ortaya çıkabilmektedir. Çoğu vakada bu yan etkiler dozajın azaltılmasıyla ve/veya antiparkinson ilaçlarla kontrol altına alınabilmektedir. Ancak bu antiparkinson ilaçların rutin profilaktik kullanımı önerilmez. Uzun dönemli tedavilerde çok seyrek olarak tardif diskinezi ortaya çıkabilmektedir. Antiparkinson ilaçlar, oluşan bu semptomları hafifletmezler. Tedavi dozajının düşürülmesi ve tedavinin kesilmesi gerekebilir. Tedavi başlangıcında sersemlik görülebilir. Ağız kuruluğu, akomodasyon sorunları, işeme zorluğu, konstipasyon, taşikardi, ortostatik hipotansiyon ve baş dönmesi diğer yan etkilerdir. Karaciğer fonksiyon testlerinde hafif ve geçici yükselmeler görülebilir.
İlaç Etkileşimleri:
Zuklopentiksol alkolün sedatif etkilerini, barbitüratların ve diğer SSS depresanlarının etkilerini güçlendirebilir. Guanetidin veya benzeri antihipertansif ilaçlarla birlikte verilmemelidir. Nöroleptikler bu tür antihipertansif ilaçların etkilerini bloke edebilmektedirler. Levodopa ve adrenerjik ilaçların etkilerini azaltabilir. Metoklopramid ve piperazin ile birlikte kullanımı ise ekstrapiramidal semptomların şiddetlenmesine neden olabilir.
AKİNETON
AKİNETON
Tablet
Abbott
Önemli:
Bu ürün YEŞİL REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.
Etken Madde(ler):
Biperiden HCl 2 mg
Piyasa Şekilleri:
100 tablet içeren blister ambalajlarda.
Kullanım Şekli:
Günlük doz başlangıçta 2×1/2 tablet ve daha sonra 3×1 tablet veya i.m. olarak uygulanan 1-2 ampuldür.
Endikasyonları:
Marbus Parkinson, medikamentöz nedenli extrapiramidal semptomlar, piramidal spastik, kapalı beyin travmaları ve postkomosyonel şikayetler, trigeminus nevraljisi, nikotin zehirlenmesi ve bronkospazmların tedavisinde endikedir.
Uyarılar:
Tek tük, özellikle prostat adenomlu hastalarda, miksiyon şikayetlerine, daha nadir olarak da idrar retansiyonuna neden olabilir. Miksiyon şikayetlerinde doz azaltılmalı, idrar retansiyonunda bir antidot karbakol uygulanmalıdır. Biperiden tehlikeli taşikardilere götürebilecek hastalıklarda gayet dikkatle kullanılmalıdır. Doza ve individual duyarlılığa bağlı olarak biperiden tedavisi altında reaksiyon yetisi azalabilir. Motorlu araç veya makina kullananlar uyarılmalıdır. 3 yaşın altındaki çocuklarda uygulanmamalı, bu yaşın üstündekilerde ise antimuskarinik yan etkileri nedeniyle özenle uygulanmalıdır. Gebelikte ve süt verme döneminde ancak çok gerekli görüldüğü takdirde ve yarar/zarar oranı göz önüne alınarak dikkatle verilmelidir.
Yan Etkileri:
Ağızda kuruluk, akomodasyon bozuklukları, yorgunluk, baş dönmeleri, mide şikayetleri, nadir vakalarda kalp frekansında yükselmeler gibi vejetatif semptomlar ortaya çıkabilir. Parenteral uygulama, kan basıncı düşmelerine neden olabilir. Huzursuzluk, oryantasyon bozuklukları, psikotik tablolar, aşırı yüksek dozlarda ortaya çıkabilirler. Bu belirtiler, terapötik dozlarda da bazı hastalarda, örn. serebral skleroz durumunda, kendini gösterebilir. Yan etkiler, bazen antidepresanlar veya nöroleptiklerle yüksek dozlarda uygulanmasında da oluşabilir.
İlaç Etkileşimleri:
Diğer antiparkinsoniyenler, kinidin veya trisiklik antidepresanlarla birlikte uygulandığında, vejetatif veya santral yan etkilerin artması mümkündür. Doz azaltılması gerekli olabilir. Tüm santral etkili ilaçlarda olduğu gibi, biperidenle tedavide de alkollü içkilerden kaçınılmalıdır.
Tablet
Abbott
Önemli:
Bu ürün YEŞİL REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.
Etken Madde(ler):
Biperiden HCl 2 mg
Piyasa Şekilleri:
100 tablet içeren blister ambalajlarda.
Kullanım Şekli:
Günlük doz başlangıçta 2×1/2 tablet ve daha sonra 3×1 tablet veya i.m. olarak uygulanan 1-2 ampuldür.
Endikasyonları:
Marbus Parkinson, medikamentöz nedenli extrapiramidal semptomlar, piramidal spastik, kapalı beyin travmaları ve postkomosyonel şikayetler, trigeminus nevraljisi, nikotin zehirlenmesi ve bronkospazmların tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonları:
Dar açılı glokom, mide-barsak kanalındaki mekanik stenozlar, megakolon, biperidene karşı duyarlılıkta kontrendikedir.Uyarılar:
Tek tük, özellikle prostat adenomlu hastalarda, miksiyon şikayetlerine, daha nadir olarak da idrar retansiyonuna neden olabilir. Miksiyon şikayetlerinde doz azaltılmalı, idrar retansiyonunda bir antidot karbakol uygulanmalıdır. Biperiden tehlikeli taşikardilere götürebilecek hastalıklarda gayet dikkatle kullanılmalıdır. Doza ve individual duyarlılığa bağlı olarak biperiden tedavisi altında reaksiyon yetisi azalabilir. Motorlu araç veya makina kullananlar uyarılmalıdır. 3 yaşın altındaki çocuklarda uygulanmamalı, bu yaşın üstündekilerde ise antimuskarinik yan etkileri nedeniyle özenle uygulanmalıdır. Gebelikte ve süt verme döneminde ancak çok gerekli görüldüğü takdirde ve yarar/zarar oranı göz önüne alınarak dikkatle verilmelidir.
Yan Etkileri:
Ağızda kuruluk, akomodasyon bozuklukları, yorgunluk, baş dönmeleri, mide şikayetleri, nadir vakalarda kalp frekansında yükselmeler gibi vejetatif semptomlar ortaya çıkabilir. Parenteral uygulama, kan basıncı düşmelerine neden olabilir. Huzursuzluk, oryantasyon bozuklukları, psikotik tablolar, aşırı yüksek dozlarda ortaya çıkabilirler. Bu belirtiler, terapötik dozlarda da bazı hastalarda, örn. serebral skleroz durumunda, kendini gösterebilir. Yan etkiler, bazen antidepresanlar veya nöroleptiklerle yüksek dozlarda uygulanmasında da oluşabilir.
İlaç Etkileşimleri:
Diğer antiparkinsoniyenler, kinidin veya trisiklik antidepresanlarla birlikte uygulandığında, vejetatif veya santral yan etkilerin artması mümkündür. Doz azaltılması gerekli olabilir. Tüm santral etkili ilaçlarda olduğu gibi, biperidenle tedavide de alkollü içkilerden kaçınılmalıdır.
Etiketler:
akinaton,
akineton,
akineton etkileri,
akineton ilaci,
akineton ilaç,
akineton kullananlar,
akineton ne işe yarar,
akineton nedir,
akineton tablet,
akineton tb,
akineton yan etkileri
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)